Ahlak Dışı Davranışlarımız Nelerdir

Akademik Araştırmalarda Ahlaki Problemler

İnsan faaliyetlerinin bir
ürünü olarak bilim incelendiğinde bilimsel bilginin doğruluğunun ve güvenilirliğinin büyük
ölçüde bilim adamlarının ahlâkî değerlerine bağlı olduğu görülecektir. Bilimin iki
önemli vazgeçilemez kriteri olan doğru ve gerçek olana inanma hususu
tamamen bilimsel bilgiyi üreten ve aktaran insanın zihin yapısına sosyal
değerlerine ve inandığı ahlâkî sistemle ilişkili olan doğruluk dürüstlük ve
namusluluk tanımına bağlıdır. Bu nokta-i nazardan bilimin veya bilginin ahlâklısı
veya ahlâksızı yoktur. Ancak bilim adamının veya bilgiyi üreten aktaran
ve kullanan insanların ahlâklısı veya ahlâksızı vardır. Bilimin ve teknolojinin
insanlığın faydasına kullanılabilmesinin önemli şartlarından biri bilim adamlarının ahlâklı olmasıdır.
Aksi takdirde bilim adamının değer yargıları ışığında kullanım biçimi şekillenen
bilimin insanlığa faydalı olması söz konusu olmayabilir. O zaman da
bilim insanoğlunun yıkıcılığının ve tahribinin bir göstergesi olarak kendinden daha
çok bahsettirir. Akademik araştırmalarla ilişkili ahlâkî problemler etrafında bir fikir
eksersizi yapmadan önce böyle bir problemin ülkemizde var olup olmadığını
ortaya çıkaracak olan bir düzine soruyla konuya geçiş yapmak daha
doğru olacaktır.

Üniversitede araştırma yaparken veya okurken aşağıdaki olaylara hiç
teşebbüs ettiniz mi? Veya çevrenizde gözlediniz mi?

1.a- Başkalarının çalışmasını
alarak (daha doğrusu çalarak) kendi eserinizmiş gibi bir makale hazırladınız
mı?

b- Başkalarına ait bulguları veya verileri atıfda bulunmaksızın yayınlarınızda
hiç kullandınız mı?

2. Elde ettiğiniz veriler üzerinde beklentilerinize ulaşmak
veya istatistikî açıdan güzel ve anlamlı bir sonuç elde etmek
için tahrifat yaptığınız oldu mu?

3.Otorite olmadığınız konuda otoriteymiş gibi
davranıp rapor veya makale hakkında olumlu veya olumsuz karar verme
girişimleriniz oldu mu?

4.a-Hatalı planlanmış veya yanlış metodoloji ve strateji
uygulanmış araştırmadan elde edilen verileri bilerek yayınladınız mı?

b- Böyle
verileri başkalarının kullanmasına göz yumdunuz mu? Yanlış veya hatalı bilimsel
verileri akademik ortamda açıkça çekinmeden ifade edemediğiniz anlar oldu mu?

c-Verileri yanlış istatistikî yöntemlerle değerlendirip sorgulanabilecek şekilde yanlış yorumlama yaptınız
mı?

5.Üniversitenin imkânlarını dışarıda şahsî amaçlarınız için danışmanlık vermek üzere
kullandınız mı?

6.Önceki araştırmalarınızla çelişen bulgularınızı yayınlama veya belirtme cesaretini
göstermeyip onları göz ardı ettiniz mi?

7.Araştırma yaparken izlenecek kuralları
ve politikaları ihmal ettiniz mi?

a- Deney hayvanlarının bakımı ve
muamelesi kurallarını ihlal ettiniz mi?

b- Biyoemniyet kurallarına (insanlarla çalışırken
uyulacak kurallar ve gizlilik gibi) uymama durumunuz oldu mu?

8.Meslektaşlarınızın
çalışmasını gizlice öğrenmeye çalıştınız mı?

9.Karşı cinsten olan öğrencilerinizi şehvanî
hisleriniz veya şahsî amaçlarınız için kullanma davranışlarına hiç başvurdunuz mu?

10.İnsanları ırk etnik ve cinsiyet temeline veya sosyal sınıf ve
cemaate göre ayırarak farklı muamelede bulundunuz mu?

11.Araştırma fonlarını kötü
şekilde kullandınız mı?

12.Otorite ve yetkilerinizi diğer insanları sömürme veya
kendi hesabınıza insanları yönlendirmek için kullandınız mı?

13.Bir kimsenin araştırmasıyla
ilgili önemli bulgularını kendisinden izin almadan kullandınız mı?

14.Bir fakülte
personelinin kendi araştırmalarına dayalı olarak geliştirdiği ürünlerle ilgili firma bağlantılarını
uygun olmayan şekilde ifşa ettiniz mi?

15.Rekabet durumunda olduğunuz akademik
personelden bazılarının deneylerini sabote ettiniz (buzdolabının fişini çekmek derin dondurucudan
malzemelerini uzaklaştırmak çözeltilerine yabancı madde koymak ve benzeri) oldu mu?

Bu anketteki sorulardan üç veya daha fazlasına evet dediyseniz veya
bulunduğunuz kurumda bu tür olaylara şahit oluyorsanız kendiniz veya kurumunuz
önemli seviyede ahlâkî problemlerle karşı karşıyadır. Bu problemi yol açan
sebepleriyle birlikte doğru şekilde tanımlayıp muhtemel çözümleri üretip uygulamaya koymadığınız
takdirde kişi ve kurum çapında ölüm fermanınızı imzalama anlamına gelen
davranış ve tutum içerisindesiniz demektir.

BİLİMDEKİ AHLÂKÎ PROBLEMLERİN SINIFLANMASI

Akademik
araştırmalara yönelik ahlâkî problemler ABD Millî Bilimler Akademisi tarafından üç
grup içinde sınıflandırmaktadır:

1.Grup: Bilimdeki ahlâk dışı davranışlar:

-Araştırma projesi
yazarken veya araştırmayı rapor ederken bilerek yanlış sonuçlar beyan etme.

-Veriler üzerinde tahrifat yapma

-Başkasının çalışmasını kendisine mal edip yayınlama
(hırsızlık)

-Çalıntı yayınlar ve raporlar hazırlama.

2.Grup: Şüpheli araştırma pratikleri:

-Araştırma ve deney kayıtlarını yeterince ayrıntılı tutmama veya kaydetmeme.

-Otorite
olmadığı konuda otoriteymiş gibi davranma ve meslektaşlarının bunu yapmasına müsaade
etme veya göz yumma.

3. Grup: Diğer ahlâk dışı davranışlar:

-Hükümetin genel araştırma mevzuatına ait hükümlerine uymama.

-Kendi otoritesini ve
yetkilerini kullanarak karşı cinsi (kız veya erkek) şehvanî isteklerini tatmin
için kullanma.

-Öğrencileri şahsî işlerinde sekreter ve hizmetli olarak kullanma.

Toplumu tembelleştirici ve öldürücü etkiler hâsıl eden yukarıdaki ahlâkî problemlerin
farkına varan ve ona karşı çözümler üretmeye başlayan dünyanın değişik
yerlerinde bulunan üst düzey bilim kuruluşları çözüm arayışlarına 1990’lı yıllarda
başlamışlardır. Akademik araştırmalarda ortaya çıkan ahlâkî problemleri tanımlamak ve bunların
ortaya çıkış şeklini ve sıklığını tesbit etmek ve toplanan anket
verilerini değerlendirerek ahlâkî problemlerin nasıl en aza indirilebileceği konusunda çözümler
üretebilmek amacıyla bir dizi alan çalışmaları da birçok akademik kurumda
devam etmektedir. Mesela bu olayın ciddiyetini ilmî verilerle ortaya çıkaran
örnek bir proje çalışması 1992-1993 yıllarında Amerika Birleşik devletlerinde bulunan
Acadia Enstitüsü tarafından ABD Millî Bilim Kurulu desteğinde yürütüldü. Bu
araştırmanın ilk sonuçlan yayınlandığında ABD’de lisansüstü eğitimi ve ilmî araştırmanın
ahlâkî boyutu hakkında önemli sorular gündeme geldi ve yaptırım gücü
olan alternatif çözümler tartışılmaya başlandı. Bu araştırmanın bulgularını sebepleri ve
muhtemel çözümleri bir başka yazımızda ele alınacaktır.

Bir yandan da
akademik kariyere yeni başlayan genç bilim adamlarına konunun ciddiyetini anlatmak
ve bilimin geçerlilik ve doğruluğunu hiçe indirici ahlâkî problemlerden onları
korumak için bilim adamının ahlâkı (etiği) bilimsel bilgi üretiminde olmazsa
olmaz prensibiyle çalışan temel standartlar verilerin istatistikî yöntemlerle doğru sınıflanması
analizi değerlendirilmesi gibi başlıklar altında lisansüstü dersler açılmakta ve seminerler
verilmektedir. Akademik araştırmalardaki ahlâkî problemler sürekli gündemde tutularak her akademisyen
şuurlandırılmaktadır. Giderek artan hızlarda kalite aşınımına maruz kalan ve sonuçta
umumiyet itibariyle doğrudan üretime toplum sağlığına ve refahına katkıda bulunmayan
üniversite sistemi günümüz Türkiyesinin bir gerçeğidir. Üniversitelerde bu tür ahlâkî
problemlerin olduğuna dair dedikodunun ötesinde çok sayıda ferdi gözleme ve
tecrübeye dayanan vakalar olduğunu ilgili kişilerden ya duymakta veya şahid
olmaktayız. Ne var ki bu konuda alan çalışmalarına dayalı bilimsel
veriler ve araştırma raporları bulunmadığından bu konu hakkında yaptırım gücü
olan hiçbir yönetmelik de ülkemizde mevcut değildir.

Sonuç olarak ülkemizde
üretilen bilimsel bilginin geçerliliği ve güvenilirliliği büyük ölçüde şahsî menfaatlere
dayalı çıkar ilişkilerine kurban edilmektedir. 21. asrın birinci liginde oynayacak
milletler topluluğuna Türkiyemizi de dahil etmede samimî ve azimli isek
bu işin mutfağını oluşturan üniversitelerimizde bilgi üretimi ve kullanımına yönelik
ahlakî problemlerin boyutu bilimsel ölçüler içinde tanımlanmalı ferdî duyumların ve
gözlemlerin yaygınlığı araştırılmalı ve akademisyenleri buna iten sebepler ortaya çıkarılmalıdır.
Bu veriler analiz edildikten sonra da ülke şartlarına uygun alternatif
çözümler geliştirilmeli ve acilen uygulamaya konmalıdır.

Şimdiye kadar basında çıkan
konuyla ilgili haberlere akademik çevreler “basın akademik ortamdaki ahlâkî problemleri
mübalağalı şekilde ele alıp abartmaktadır” şeklinde tepki göstererek konunun önlenmesi
konusunda ciddi çözüm arayışlarına maalesef gitmemişlerdir. Ayrıca bu konuda yurt
dışında yapılan araştırmalar da akademik çevrelerde çok az ilgi ve
destek görmektedir. Bir öğretim üyesinin davranışı bir yüksek lisans veya
doktora öğrencisinin değer hükümlerinin ve meslekî standartlarının oluşmasına önemli derecede
katkıda bulunmasına rağmen (diğer deyişle bilimin usta-çırak ilişkisi şeklinde yürütüldüğü)
bu gerçeğin yol açabileceği muhtemel problemler konusunda şimdiye kadar ne
soru sorulmuş ne de araştırma yapılmıştır. Bununla beraber ahlâkî açıdan
sorgulanabilir davranış örneklerini akademik ortam içinde bulunanlar sürekli olarak ya
doğrudan gözlemlemekte veya yapmaktadırlar.

Ahlakî problemlerin farklı bilim dallarındaki karşılaştırmalı
sıklığı üzerine ise yok denecek kadar az bilgi bulunmaktadır. Hâlbuki
farklı disiplinlerdeki öğrenciler farklı sayılarda farklı ahlâkî problemlere maruz kalabilmektedirler.
Eşit derecede önemli olan bir diğer nokta da yüksek lisans
ve doktora öğrencileri üniversitenin bu tip davranışları izleme ve cezalandırma
konusunda tavrının gevşekliğini hissetmeleri ve bu tür problemlere daha kolay
maruz kalabilmeleridir. Eğer bir lisansüstü öğrenci veya fakülte personelinin ahlâksızca
bir davranış içinde bulunduğu görülürse diğer bir öğrenci veya fakülte
personeli onu rapor etmeye cesaret edebilecek mi veya ederse bir
misilleme ile karşılaşmayacağından emin olabilecek midir? Bunu belirleyen şey o
toplumun sosyokültürel değer yapısı ile üniversitenin tarihî birikimiyle şekillenen standartlarının
varlığı veya yokluğudur. Ülkemizde çoğu kez pratikte şahit olunan çözüm
“sen benim kusurumu görme ben de seninkini veya sen benim
adamımı kolla ben de seninkini kollayacağım” şeklinde gizli veya açık
verilen mesajlardır.

AKADEMİK ÇEVRELERDEKİ AHLÂKÎ PROBLEMLERİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

1-Akademik araştırmalarda ortaya çıkan ahlâkî problemlerin kesin resmî çerçevelerinin (aynen
adalet sisteminde olduğu gibi) tanımlanması gerekmektedir. Özellikle kesin ve net
tanımlamaların dışında belirsizlik içeren veriler üzerinde tahrifat yapma sahte veri
üretme ve başkalarının verilerini çalma gibi davranışların ölçüsü ve sınırları
konusunda belirli standartların da getirilmesi vazgeçilemez bir öneme sahiptir. Çünkü
bilim ve mühendislik bir insan faaliyeti olduğu için akademik çevrede
ve araştırmada gayri ahlâkî davranış şekillerinin hepsini önleyecek ve hiçbir
gayri ahlâkî davranış üretmeyecek bir güvenlik sistemi kurmak imkânsızdır.

2-Bölümlerin
yapısının ve ikliminin (çalışma atmosferi) bu tür gayri ahlâkî davranışları
teşvik etme veya engelleme konusundaki etkilerini ölçen araştırmalar yapılmalı veriler
toplanmalı ve analiz edilmelidir. Bu veriler ışığında belirlenen gayri ahlâkî
davranışların daha sık meydana gelmesi muhtemel olan fakülte ve bölümlerin
işleyiş şartlarını ve kontrol mekanizmalarını değiştirmeli ve ağır müeyyideler getirilmelidir.
Ayrıca sorgulanabilir ve ispatlanmış gayri ahlakî davranış vakalarına çözüm üretme
yollan da geliştirilmeli ve var olan uygulamalar iyileştirilmelidir.

3-Türkiye üniversitelerinde
farklı bilim dallarında çalışan akademisyen toplulukları kendi aralarında şüpheli araştırma
uygulamalarının ciddiliği konusunda bir konsensüs geliştirmelidirler.Ayrıca araştırma uygulamalarıyla alâkalı olarak
kabul edilebilir davranışların açık ve net tanımlar yapılmalı ve davranış
standartlarını geliştirip bir konsensusa gidilmelidir.

4-Bu konuda uyulması gereken bir
başka husus akademik çevreye alınan veya alınacak kişilerin değer hükümlerine
ve ahlâkî standartlarına ve gayri ahlâkî davranışa yol açabilecek karakter
özelliklerine daha fazla dikkat edilmesidir. Üretilecek veya kullanılacak bilginin doğruluk
geçerlilik ve güvenilirlik seviyelerini azaltıcı davranış desenlerine ve kişilik özelliklerine
sahip olanların akademik ortama girişi zorlaştırılmalıdır.

5- Akademik disiplinleri birbirinden
ayıran teknikler ve özel bilgiler yanında her bir akademik disiplin
diğerinden farklı kendine has kültüre sahiptir. Yani her bir bilim
dalının özel inançları normları değer yargıları iş akış deseni ve
kişiler arası iletişim desenleri mevcut olup bunların hepsi disiplin içindeki
bireyin davranışlarını etkilemektedir. Bu noktadan her bilim dalı çeşitli ilmî
çalışma ve araştırmalarda izlenecek uygun kabul edilebilir standartların oluşturulmasına hususi
önem vermelidir. Bu konuda her bilim dalı özel komiteler kurarak
kendi standartlarını hazırlamalı ve bu üniversitelerarası kurulca da onaylanmalıdır.

ABD
Millî Bilim Kurumu’nun eski başkanlarından Walker Massey bir zamanlar şöyle
demişti: “Bilim ve araştırmalarda bilime en az yalan söylemek kadar
zarar veren başlıca hususlar;

-Hatalı sonucu rapor edip yayınlama

-Kendi
kendini aldatma dikkatsizlik ve acelecilik

-En kötüsü de kendine mesleğine
ve başkalarına karşı dürüst olmamadır.”

Özetle doğru ve gerçeğe güvenme
modern bilim ve mühendisliğin devamlı ayakta kalışının ve güvenilirliğinin garantisi
olmuş tersi ise kendisinin kolayca yıkılabileceğinin ve çöküşünün…

KAYNAK

-
Swazey J. PI Melisa S. and Lewis K. S. (1993}
American Scientist. Vol. 81. November-December . p: 542-553



by admin tarafından 12 Ocak 2010 - 14:03:49 · tarihinde yayınlanmıştır.

Anasayfa > Genel > Ahlak Dışı Davranışlarımız Nelerdir

Leave a Comment

Previous post:

Next post: